Size Nasıl Yardımcı Olabiliriz?
Emzirirken Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir?

Emzirme, bebeğin annesiyle sevgi bağı kurabilmesi için en iyi iletişim yoludur. Anne sütü bebeği ishal, solunum yolu enfeksiyonu gibi hastalıklardan korur, çene ve diş gelişiminde önemli rolü vardır. Anne sütü ile beslenmiş çocuklar astım, alerji, çocuk diyabeti gibi hastalıklara karşı daha dirençli olmaktadır, Anne sütünün içinde yeterli demir olduğu için, emzirilen bebeklerde kansızlık görülmez. Ayrıca anne sütü alan bebeklerde, pişik, karın ağrısı ve kabızlık daha az görülür. Bebeğin ruhsal, bedensel ve zeka gelişimine yardımcı olur. Anne sütü ile bebeğin beslenmesi nasıl olmalıdır: İlk saatlerden itibaren bebeğin istekle, uygun koşullarda ve doğru teknikle emzirilmesi anne sütü ile bebeğin beslenebilmesi için en önemli koşuldur. Emzirme sırasında salgılanan oksitosin ve prolaktin hormonları memedeki sütün boşalmasını sağlar ve yeni süt yapımını uyarır. Başarılı bir emzirme nasıl olmalı: Başarılı bir emzirme için her şeyden önce doğru kucaklama ve pozisyon alma gereklidir. Anne normal koşullarda rahat bir koltukta, sırtı dik olarak oturmalıdır. Bebek yüzü ve gövdesi aynı doğrultuda ve anneye dönük, başı gövdeye göre yüksekte, yani eğri bir çizgi oluşturacak şekilde anne tarafından kucaklanmalıdır. Bebeğin başı, annenin emzirilen göğsünün tarafındaki kolu dirsekten bükülerek, dirsek kıvrımının hemen önüne yerleştirilmelidir. Bebeğin altta kalan kolu anne ile bebek arasına girmemelidir. Bebeğin başına arkadan bastırılmamalıdır. Anne kolunun altı gereğinde bir yastık ile desteklenebilir. Bebek uygun şekilde pozisyon verilerek kucağa alındıktan sonra alt dudağı meme ucunun altına gelecek şekilde bebek aşağıdan yukarıya doğru memeye yaklaştırılmalı, diğer elin dört parmağı memeyi alttan desteklerken başparmak üstte memeyi yönlendirmelidir. Anne meme ucunu bebeğin dudaklarına değdirerek emme için ağzını açmasını sağlamalı, bebek ağzını genişçe açtığında meme ucu ve çevresindeki kahverengi bölüm (areola) birlikte bebeğin ağzına verilmelidir. Bebeğin çenesi memeye dayanmalı, üstteki başparmak burnun tıkanmasını önlemelidir. Acaba sütüm yeterli mi: Bebeğin yeterli beslendiği, günde en az beş kez idrar yaparak bezini ıslatması, en geç 15. günde doğum kilosuna ulaşması ve ayda en az 500-600 gram alması ile anlaşılır. Bebeklerde ilk günlerde görülen doğal tartı kaybının nedeni vücutta su oranının azalması ve suyun yer değiştirmesidir; anne sütü yetersizliğine bağlanmamalıdır. Dışkılama sayısı, bebeğin huzursuzluğu, uyku düzensizliği veya aşırı ağlaması anne sütü miktarı açısından güvenilir kriterler değildir. Çok iyi tartı alan bebeklerde de benzer yakınmalar görülebilir. Sadece bezin hep kuru bulunması ve sürekli olarak koyun pisliği gibi ufak ve sert parçalar halinde az miktarda kaka yapılması açlık bulgusu olabilmektedir. Bunlar dışında en önemli kriter, bebeğin yeterli kilo almamasıdır. Anne Sütünü Artıran Besinler: Her gün en az 10-12 bardak su tüketmesi, anne sütünün artmasını sağlar.Yapılan bilimsel çalışmalarda bazı gıda ve bitkilerin özellikle anne sütünü artırdığı görülmektedir. Bunların başında da rezene gelir. Rezene; dere otugillerden bir bitkidir ve anne sütünü artırır. Isırgan otu, fesleğen ve biberiye de anne sütünü artıran diğer bitkilerdir. Anne sütü almayan bebeklerde görülen sorunlar: Sindirim sistemi, enfeksiyonlar için koruyucu maddeler içerdiğinden anne sütü almayan bebekler sık sık enfeksiyonlara yakalanır. -Orta kulak iltihabı riskini anne sütü alan bebeklere göre daha fazladır. -Bazı kronik hastalıkların oluşma riski anne sütü almayan bebeklerde daha fazladır.(Tip 1 Diyabet,Çölyak hastalığı,Obezite,Koroner Kalp Hastalıkları gibi) -Bebeğin ruhsal, bedensel ve zihinsel gelişimine yardımcı olan anne sütü alınmadığında, dikkat azlığı sendromu, ilgisizlik gibi sorunlar ile karşılaşılabilir. -Anne sütü almayan bebekler daha sık ağlarlar.

Yaz Sıcaklarına Uygun Beslenme Önerileri

Yazın sıcaklardan kavrulurken sizi serinleten şeyler yemek istersiniz. Sıvı alımının çok önemli olduğu yaz aylarında sağlıklı ve dengeli beslenebilirsiniz. Yazın sağlıklı ve serinleten beslenme önerileri Yaz aylarında artan sıcaklıklar hem sağlığımız hem de beslenmemiz üzerinde oldukça etkili. Hava sıcaklıklarındaki yükseliş ve beslenme alışkanlıklarındaki değişimlerle birlikte; yüksek tansiyon, kalp yetmezliği ve koroner kalp hastalıklarında artış gözlenir. Bu nedenle sıcak havalarda daha sağlıklı beslenmek ve sıvı kaybını aza indirmeniz önem taşır. Soğuk İçecekler Yerine Taze Meyve Suyu Tercih Edin Yaz aylarında genelde daha fazla meşrubat içmeye meyilli oluruz bu da bizi uzun vadede tehlikeli olabilen soğuk içeceklere yöneltir. Susuzluğunuzu gidermek istediğinizde hazır içecekler yerine taze meyve suyu içmeyi tercih edin. İçeceklerin Kalorine Dikkat Edin Yaz sıcağında limonata, buzlu çay veya soğuk bir kolaya uzanmak cazip gelebilir. Bununla birlikte bu istek eklenmiş şeker ve ek kalori almanıza neden olabilir. Su her zaman en sağlıklı opsiyon olarak yerini koruyor. Suyu limon, misket limonu, salatalık, nane, karpuz veya diğer meyve parçalarıyla tatlandırarak içmeyi deneyebilirsiniz. Tok kalmak, şeker ve gereksiz kalori almadan yağsız kasınızı korumak için protein açısından zengin smoothie tariflerini deneyebilirsiniz.   Bol sebze, kararında meyve yiyin Sebzeler, birçok hastalıktan korunmada etkilidir. Zayıflama dışında kanserde, kalp ve damar sağlığında, inflamatuar hastalıklarda, sindirim sitemi ve karaciğer hastalıklarında lif alımı önemlidir. Her öğünde salata veya zeytinyağlı sebze tüketimi, ihtiyaç duyulan lif alınımını sağlar ve beraberinde birçok vitamin ve mineralin alınımına yardımcı olur. Yaz mevsimini taçlandıran karpuz, çilek, erik, kiraz, vişne, kavun, üzüm gibi meyveler susuzluğu giderdiği için bol miktarda tüketilir fakat meyve tüketiminde bazı noktaları göz ardı etmemek gerekir. Meyvenin suyu yerine kendisinin tüketilmesi daha faydalıdır. Porsiyon ölçülerine dikkat edilmesi de çok önemlidir. İnce bir dilim karpuz, 10 orta boy erik, 10-12 orta boy çilek, 15 adet üzüm veya 10-12 kiraz bir porsiyon meyve ölçüsüdür. Günlük sağlıklı diyetlerde 2-3 porsiyona kadar bu ölçüyü çıkarmak mümkündür. Nasılsa zararsız diyerek 1 kilogram meyve yemeyin. Porsiyon kontrol ederek hem kan şekerinizdeki dalgalanmaların önüne geçebilir hem de gereksiz şeker ve kalori alımını önlemiş olursunuz.   Yoğurtsuz öğün geçirmeyin Yoğurt, bağırsak düzenleyici olması ve yararlı bakteri içermesi sebebiyle önemlidir. Aynı zamanda serinletici olan yoğurt, içerdiği kalsiyumla sadece kemik ve dişler için değil, içeriğindeki magnezyum ve potasyumdan dolayı kas fonksiyonları ve sinir iletimleri için de önemlidir. Potasyum diğer taraftan vücuttaki su, asit ve baz dengesi için de gereklidir. Yoğurdu, cacık veya ayran şeklinde tüketmek daha fazla sıvı alımı sağlar. Özellikle terle kaybolan minerallerin başta sodyum olmak üzere yerine konmasında ayran ve cacık kimi zaman ilaç yerine geçer.   Alkolden Kaçının Alkollü içeceklerin kalorisi çoktur, besin değeri düşüktür ve idrar söktürücü oldukları için dehidrasyona katkıda bulunurlar. Alkol kullanıyorsanız, bunu ölçülü olarak yapın ve aynı zamanda bol su tükettiğinizden emin olun. Piknik Sepetinizi Doğru Hazırlayın İster kumsalda ister en yakındaki parkta olsun, piknikler yazın en eğlenceli etkinlikleridir. Ancak piknik sepetini büyük sandviçler ve cips torbalarıyla doldurmak yerine; salata ve meyve gibi alternatiflere yönelin.  

Güneş Çarpması Nedir? Belirtileri ve Tedavisi Nelerdir?

Yaz aylarında sıklıkla karşılaşılan güneş çarpmasının en yaygın belirtileri; baş ağrısı, bulantı, kusma, yüksek ateş, terleyememe, sinir sistemi bozuklukları, ruhsal durum bozuklukları ve bilinç kaybıdır. Güneş Çarpması Nedir ? İnsan vücudu, bulunulan ortamda hava sıcaklığı yükseldiği zaman terlemeye başlar. Nefes verme sırasında bu sıcaklık dışarı atılır ve vücuttaki fazla ısı uzaklaştırılmış olur. Kişiler uzun süre boyunca yüksek sıcaklık ya da güneş ışığına maruz kalırsa, vücut gerekli dengeyi sağlayamaz ve çeşitli belirtiler oluşur. Bu duruma güneş çarpması ya da sıcak çarpması adı verilir. Güneş çarpması, yalnızca güneş ışınlarına maruz kalındığında ortaya çıkmaz. Her yaş grubunu etkilese de çoğunlukla çocuklarda ve yaşlılarda görülür. Çünkü bu gruptaki kişiler daha düşük sıcaklıklarda dahi güneş çarpması etkilerini gösterebilir. Sıcaklık çarpmaları, güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde, rüzgarsız havalarda ve hava sıcaklığının 40 dereceden fazla olduğu yerlerde daha sık görülür. Güneş çarpması vakaları, “sıcak bitkinliği” belirtisi ile kendini gösterir. Bu durum kısaca, yüksek ısıya bağlı olarak su ve tuzun fazla miktarda kaybedilmesiyle ortaya çıkan halsizlik olarak tanımlanır. Havanın nemli olması terlemeyi azaltacağı için güneş çarpması riskini artırmaktadır. Sıcaklık çarpmalarında vücudu olumsuz etkileyen temel şey su değil, mineral ve tuz kaybıdır. Sıcak çarpması hafife alınsa da aslında oldukça ciddi bir sağlık problemi olabilir.. Organlarda fonksiyon kayıpları ve ölümle sonuçlanan komplikasyonları (bir duruma bağlı gelişen yan etki veya hastalık) tetikleyebilir. Bu nedenle kesinlikle ihmal edilmemelidir.   Güneş Çarpması Belirtileri Güneş çarpması mide bulantısı, kusma, yüksek ateş ve baş ağrısı gibi ilk evrede yaygın olarak görülen belirtilerle kendini göstermektedir. Müdahale edilmediği durumlarda ise farklı ve daha şiddetli güneş çarpması belirtisi de ortaya çıkmaktadır. Özellikle ateşin 40°C’nin üzerine çıkması ile meydana gelen havale durumu, cilt üzerinde kızarıklıkların oluşması ve nefes almada güçlük çekme gibi belirtiler sıcak koması olarak adlandırılmaktadır. İleri evrede çok tehlikeli olabilen ve bireylerin hayatını kaybetmesine neden olabilen güneş çarpması, sinir sistemine kalıcı hasar verebilmektedir. Güneş çarpmasında görülen yaygın belirtiler aşağıdaki gibidir: Ateşin 40°C’nin üzerine çıkması, Deride oluşan kızarıklıklar, Vücutta terlemenin görülmemesi, Kalp çarpıntısı, Düşük tansiyon, Mide bulantısı ve kusma, Şiddetli baş ağrısı, Nefes almada zorluk çekme, Bilinç kayıpları, Uyuma isteği, Ağızda ve dudaklarda kuruluk, Cilt yüzeyinde kuruma, Denge bozuklukları ve yürümede zorlanma, Ruh hali dengesizlikleri, Nöbetler ve koma. 4-5 yaşından küçük çocuk ve bebeklerde güneş çarpması belirtileri arasında yaygın olarak ise mide bulantısı, kusma, uyku isteği ve yüksek ateş bulunmaktadır. Güneş Çarpması Tedavisi Güneş çarpmasının ardından ilk 30 dakika hastalar için oldukça kritiktir. Vücut sıcaklığı çok yüksek olan hastaların en az 38.5°C’ye kadar sıcaklığının düşürülemediği durumlarda hastalar hayatını kaybedebilmektedir. Bununla birlikte, hayatta kalan hastalarda kalıcı karaciğer ve böbrek fonksiyon kayıpları da görülmektedir. İlk yardım uygulamalarının ardından sağlık kuruluşuna getirilen hastaların öncelikle vücut sıcaklıkları ve kan basınçları ölçülmektedir. Vücut sıcaklığı içinse rektal sıcaklık baz alınmaktadır. Ardından hastaların elektrolik, tuz ve sıvı düzeylerinin tespit edilmesi için kan ve idrar tahlilleri yapılmaktadır. Tahlil sonuçlarına göre sıvı tedavisine başlanmaktadır.

Saç Ekimi Nasıl Yapılır?

Saç ekimi, saç dökülmesinin oluşması sonucu gereken bir işlem olup, erkeklerde ve kadınlarda sık görülen bir sorundur ve saçı dökülen bireylerin ruhsal sağlığını büyük ölçüde etkiler. Her sene saç kaybı nedeniyle tedavi alan hasta sayısında artış olmaktadır. Saç ekimi; saç köklerinin daha yoğun bulunduğu bölgelerden, saç dökülmesi nedeniyle saçsız kalan bölgelere nakledilmesi işlemidir. Saç ekimi, işlem yapılacak bölgelerin lokal anestezi yöntemiyle uyuşturulmasından sonra uygulanan küçük cerrahi bir işlemdir.   Saç ekimi sonra süreç nasıl işler ? Ekilen saçların bir kısmı ya da tamamı 1-2 ay içerisinde şok dökülme yaşar. Bu kişiden kişiye değişen bir durumdur. Kimilerinde hiç dökülme olmazken başkalarında tamamı bile dökülebilir. Genelde tamamının döküleceği beklenir ve bu normal bir süreçtir. Dökülen saçlar uyuma fazından sonra, yani ekimden ortalama 3 ay sonra çıkmaya başlar. Ve 8 ile 10 ay içerisinde forma girmiş olur. Tepe bölgesi biraz daha geç forma girdiğinden bu bölge için 10-12 ay zamana ihtiyaç vardır.

Acil Servis! E-Sonuç
Ücretsiz Destek WHATSAPP 0 549 668 98 05
Sizi Arayalım!

Lütfen Bilgilerinizi Eksiksiz Olarak Doldurun, Sizlere En Kısa Süre İçerisinde Ulaşacağız

Öneri ve Şikayet

Tıp Merkezimizle ilgili herhangi bir görüş, öneri veya şikayetinizi bizimle bu form aracılığıyla paylaşabilirsiniz. Bilgilerinizi hassasiyetle saklayıp gerekli işlemleri ivedi olarak gerçekleştireceğimizden emin olabilirsiniz.